bir adım atsam sonrasını düşünmeden.bir adım atsam her şeyi bir kenara bırakıp.o kenarlara karşı bütün unutkanlığım mücadeleye geçse. o kenarın nerede olduğunu, neye benzediğini, her türlü bildiğim şeyleri unutsam ona dair.umut etsem yine de güzel bir günü.annemin 'rabia hadi kalk kahvaltı hazır kızım' dediği sabahlarımıbirisine gizlice bakmanın verdiği heyecanlı mutluluğumubir hediye alırken 'acaba beğenir mi'... Okumaya Devam et →
yen’i
bugün daha bi farklı batıyor sanki güneş. bir sene boyunca yaşanılan, düşünülen, hissedilen, unutulan birçok şeyi sırtına yüklemiş de onun yorgunluğu ile birden kayboluveriyor sanki ansızın. bir seneyi "bir sene" olarak tanımlayınca sanki çok kısa bir süre gibi geliyor. ama o bir senenin içindeki her saniyede insan hem ölüp hem diriliverebiliyor. bir duygu mesela, insanı... Okumaya Devam et →
bir damla’
bazı insanlar, bazı rüyalar, bazı anlar vardır güzelliğini bir cam kavanoza hapsetmek istediğimiz ama bunun imkânsızlığı içinde boğuluruz çoğu zaman. korkarız bir daha geri gelmemesinden o anın. korkarız bir daha şahit olamamaktan o hislere. gözyaşlarımız bile bir farklı akar sanki o anlarda. sonsuzluğa aldanmak ister o bir damla. ama biz biliriz aldanmamayı. öğrenmişizdir en sevdiğimizden... Okumaya Devam et →
Kaç’ ış
fark ediş.. dipte oluşu, kuytuda oluşu. sana ihtiyaçları olmadığı sürece sana ilişmeyen insanların varlığını. fark ediş.. yanlızlığı. yokluğundan iliklerine kadar korktuğun bu yoğun his ile başa çıkmaya çalışıp sonuçsuz kalan uğraşlarının.fark ediş.. kaçtığını. sevgisizlikten kaçışı. yalnızlıktan kaçışı. ilk başlarda çok hevesli başlayıp elde edebileceğini sanarken sonrasında ellerinin boş kaldığı zamanki kaçış. dirseklerine yasladığın yüzünün arasında... Okumaya Devam et →
Kutup
ayrıştırılıyoruz. fark edilmeden. sessizce. iki kutuptan bahsediliyor her zaman. siyasette ya sağcısındır ya solcu. tarihte ya efendisindir ya köle. dinde ya iyisindir ya kötü. bu kutuplardan birini bize istemimiz dışı kabul ettiriyorlar. bu kutupları kabul etmeyip farklı bir kutup benimseyenler ise deli' deyip geçiştiriliyor. gözümüzü açmamızı istemiyorlar. detayları fark etmemizi istemiyorlar. kuralları(?) sorgulamadan kabul edip... Okumaya Devam et →
Çehre
Pencerenin pervazına kolumu yaslayıp elim çenemde kipriklerime ağırlık çökmüş bir halde bekliyorum seni. Bir gün ansızın gelirsin diye değiştirmedim hiçbir şeyin yerini. Sen yokken başıma gelen şeyleri ilk sana anlatabilmek için bu heyecanım. Sanki ilk karnemi alıp anneme göstermek istediğim zamanlar gibi. Yaşanmışlığım artıyor sen yokken, çehremde kırışıklıklar sayılmaya başladı. Bu kırışıklıkların nedenini dâhi bir... Okumaya Devam et →
Tohum
Hiç tanımadığım bir şehirin sokaklarında yalınayak bir hâlde yürümek istiyorum. Kimseye ihtiyaç duymadan, kimseye benimle gel demeden.. Sessizce kapıyı çekip çıkmak istiyorum sadece. İnsanlara güvenemiyorum artık Ruhe. Kime güvenip sırtımı yaslasam hep bir mesafe girdi aramıza. Bu mesafenin nedenini çözemedim hiç. Çözmeme de gerek var mı bilmiyorum. Her birimiz diğerinden farklı. Aynı topraktan çıkan farklı... Okumaya Devam et →