içimde büyük bir boşluk var. sanki yerine ne koysam o boşluk tam olarak dolmayacakmış gibi. sanki 1000 parçalı yapbozun bir parçasını kaybetmiş gibi.ama sanki bir yandan da hiç tam olmamışım gibi. böyle doğmuşum ve böyle de gömülecekmişim gibi.neden böyle hissetmek zorundayım Ruhe?neden eksik hissetmek benim bir huyum olmuş ve de hâlen böyle süregeliyor?gözlerim sürekli dalıyor... Okumaya Devam et →
mazi gizlenecek bir yer bulamıyor kendine.
öyle bi geldi bana
cevabını dinlemeyecekleri soruları soruyorlar. sen ne dersin umursamadan yalnızca sormak için soruyorlar. daha sonrasında da dinlemedikleri hâlde evet diyorlar, belki. aslında durum tam olarak bu. herkes o kadar çok kendine odaklanmış ki çevresindeki insanlara yetecek kadar dahi kalmamış bu kabiliyetleri. yürüyorlar durmadan hatta olabildiğine hızlı. fakat kimse arkasına bakmıyor Ruhe. 020921
yük’ lenen
hayat, saniyeler geçtikçe daha da bir yükleniyor sanki bu çelimsiz omuzlarıma. yeni yaşlar, yeni düşünceler, yeni insanlar derken öyle bir yıpranmışım ki kendi içime dönüp merhamet dolu sözcükler sıralamak istiyorum.. dudaklarım kuruyana kadar.. artık daha fazla dalıyor gözlerim ve dizlerimi karnıma daha çok çekiyorum. sonrası olmuyor. ben sadece o an' da takılı kalıyorum. korkuyorum ruhe.... Okumaya Devam et →
yazgı’m
yaklaşık 1 saat sonra 1 yıl daha yaşlanmış olacağım. en büyük korkuma ellerim bağlı yürütülüyorum. sanki buna mecburmuşum gibi.. sanki ben bir külmüşüm ve rüzgar tarafından savrulmak benim tek yazgımmış gibi.. çok yorgunum ruhe. bu dünya ve hissettirdikleri o kadar ağır ki bu yük benim omuzlarımı çürütüyor ve ben çürüyen yerlerime bir derman dahi süremez... Okumaya Devam et →
geç-miş(?)
insan neyi aradığını bilemeden bir yola çıkabilir mi ruhe?sanırım ben çıktım.. hoyrat bir şekilde. hatta sağımda solumda ne varsa yıkarak çıktım o yola. fakat asıl sorun şu ki bu dağınıklığı ancak şimdi fark edebiliyorum.. ardından düşünüyorum neden, nasıl yıkıldılar diye. kendince çok sebepleri var.. herkes gibi. ama bilemiyorum o dağınıklığı düzeltebilir miyim. sanırım düzeltemeyeceğim ve... Okumaya Devam et →
gökyüzü umuttur ruhe
kapama o birbiri ardına ince ince dizilmiş kirpiklerinikorkma seni incitecek şeylerdenve dahası üzülme seni bir kenarda bırakanlarabak gökyüzünehâlâ oradakendisine doğrulan namlulara rağmensen kirpiklerini kapamadıkça o gökyüzü oradatüm müfterilere meydan okurcasına
düşünce insanın içine düş'ünce
Ağlamak, anlamaktır.
O kadar güçsüzüm ki sesim bile çıkmıyorSaat üçtür belki dört uyusaydım ya keşkeUyanmaktan korkmasam yüz yıl uyurum sankiAğaçlar, evler, kuşlar bile uykudaBir garip, bir tuhaf, bir huysuzum ki sorma.Sana söyleyemediklerimi bak gaybına söylüyorumİçinden konuşma!Bu yeryüzü bu gökyüzü iyi güzel amennaHer işte bir hayır var doğru bunları geçmeyelimAma bıktım artık şerden hayır damıtmaktanMisal şimdi yan yana... Okumaya Devam et →
“zor”
"hayattan söz edilirdizor denilirdive ardından susulurdu mutlaka" diyen Didem Madak ile aynı hisleri yaşıyorum şu sıralar. hayat diyorum, zor. ve ardından yaptığım tek şey doludizgin susmak oluyor.yürümek için çıktığım yolda insanlar beni ite kaka ilerliyor. bense arkalarından bakmakla yetiniyorum. ağlamamaya çalıştıkça daha da yaşarıyor gözlerim ki aslında duygularımı hapsetmek benim en iyi yaptığım şeylerden biri... Okumaya Devam et →