benveötesi

bir zamanlar kendime hediye olarak aldığım kaktüslerim saksılarına sığmaz oldu. onlar için yeni birer saksı aldık. yarın toprağını almaya gideceğim ve gelince yapacağım ilk iş onları yeni evlerine yerleştirmek olacak. bu bana çok büyük bir mutluluk veriyor. hatta bunu hatırladıkça bile tebessüm edebiliyorum. öylesine güzeller ki.. evet bunlarla uğraşmaktan çokça mutluyum fakat bir yandan da... Okumaya Devam et →

tutuklu

herkes bir şeye vurgun, bir şeye tutuklu. kimisi bir insana, kimisi bir duyguya, kimisi bir mevkiye, kimisi bir eşyaya, kimiyse paraya.. bu tutuklusu olduğumuz şeylerin bizi hapsetmesi aslında ne kadar doğal ve ne kadar ağır değil mi..bu hapsediliş sonucu sahip olduğumuz birçok şeyi, yükselmek için kum torbalarını yere bırakan balonlardaki insanlar gibi bırakıveriyoruz. " evet,... Okumaya Devam et →

BULANTI

attığı her bir adımda daha da eksiliyordu.. adımını ne yöne atsa fark etmiyordu, eksiliyordu işte. bir bardaktaki su gibi.. her bir yudumda, her bir dökülüşte eksiliyordu. bir veda busesi gibi.. eksilmesi olanaksız olan o veda busesi.. ama o busenin eksilmemesi için de bir şey yapmıyordu. yapamıyordu.. çünkü adımları çivilenmişti olduğu yere. izin verilmiyordu belki de... Okumaya Devam et →

" Ne yapabiliriz? Yaşamak gerek! Yaşayacağız Vanya Dayı. "

çiçek

meliorissm adlı kullanıcının avatarıSisifos' un Vârisi

bugün bir çiçek aldım kendime umut bağlamak için hayata. verdiğim suyla hayat bulacak bir çiçeğe tüm sevgimi vermek istedim. onu sakınmak istedim. cam kenarına koydum ilk baş, bi yabancı geldi gözüme iliştiremedim onu ardındaki manzara ile. bir mücadele vardı sanki o an penceremde. birisi kazanacaktı bu kaçınılmazdı ve ben ilk defa birisinin kazanmasını diledim tüm gönlümce. ama olmadı.. pencerenin ardındaki hayat ona izin vermedi adeta. korktum çiçeğime bir zarar gelmesinden ve bir hışımla çiçeğimi kucaklayıp geri çekildim. UMUT’ u düşledim o an gözlerimi sımsıkı kilitleyip. göz kapaklarımın acıyla birbirine dokunduğu hissi hatırlıyorum. o acı işte çiçeğimi hışımla alışımı anlatan his oldu. duygular hislere dökülünce daha kalıcı olmaz mı zaten? işte bu yüzden çiçeğimi aldım ve en çok kendimi ait hissettiğim kitabımın yanına koydum. sanki ikisi yan yana durunca benmişim gibi geldi bir an. kitap benim davranışlarım ve sözlerimmiş de, çiçeğim de içime hapsettiğim duygularım ve hislerimmiş. işte bu yüzden yine…

View original post 80 kelime daha

karanlık

zifiri karanlık. evet, tam olarak hissettiğim bu. en küçük bir umut parıltısı bile yok. bu his canımı çok yakıyor. adeta can çekişiyor. sanki bir muharebedeyim ve gözyaşlarım dâhi hislerime dayanamayıp beni terk ediyor. o yaşları durdurmak isteyip bir savunmaya geçtiğimde daha da çok akıtıyorum yaşlarımı. çünkü nereye savursam kendimi, bir yanım eksik kalıyor. bana doğru... Okumaya Devam et →

kaybo(u)luş

insanların arasında kayıtsızca kayboluveriyorum. Hâlim, varlığım, benliğim meçhul.. bir bildiğim varsa eğer o da şu an başımı omzuma yaslayıp bu sözlerimi not defterime ilmek ilmek işleyişimdir. her ilmek ile bir desen oluşacağı yere daha da karmaşıklaşıveriyor ve iğnenin sivri ucu etimden kanımın özgürlüğünü ilan edişini fısıldıyor sanki. bu gittikçe yorucu bir hâl almaya başladı. aynı... Okumaya Devam et →

düş’ le

En son ne zaman güneşin yüzümü sıcaklığıyla karıncalandırdığını hatırlamıyorum. Ya da en son ne zaman kalbimin bir çocuk hevesiyle damarlarıma kanı bir hücumvari yollayışı ya da en son kendimi ne zaman bir masal karakteri gibi düşlediğimi. Bir ev mesela, eve girişimde beni ferah bir odanın karşılayışı. Ben böyle hayaller kurarken sanki o düşlediğim ev zifiri... Okumaya Devam et →

ruhe’ m

hayatımızın çoğunu insanlarla mücadele ederek geçiririz. zaman zaman hayatımıza giren, bazen çıkan, bazense kalmakta mecburi olan insanlarla ablukaya alınmıştır ömrümüz. bu ablukaya alınan ömrümüzde en çok da ruhumuz inciniyordur belki de. yani şöyle ki, ömrümüz boyunca 10 dakika vakit geçirdiğimiz insan da ruhumuza dokunmuştur 10 yıl geçirdiğimiz insan da. bu insanların ruhumuza dokunuşları bizde derin... Okumaya Devam et →

köşede eskimiş, eskidikçe örümcek ağları basmış bir kitaplık varidir halet-i ruhiyem.

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın